İnsan neden unutur? Ünsiyet nedir? Bu akademik makale, modern yabancılaşma, nisyan ve hatırlama kavramları üzerinden insanın ontolojik krizini inceliyor.

İNSAN: NİSYAN VE ÜNSİYET ARASINDA BİR ARAF VARLIĞI

"Haberi Paylaş"

Yayın Tarihi: 26/04/2026

1. İnsan ve Ontolojik Gerilim

İnsan, tarih boyunca yalnızca biyolojik bir varlık değil; anlam üreten ve değer inşa eden bir özne olarak görülmüştür. Ancak modern çağda bu yapı ciddi bir kırılmaya uğramıştır.

Dilsel kökenlerde insan, nisyan (unutma) ve üns (yakınlık) kavramlarıyla ilişkilendirilir. Bu durum insanın varoluşsal gerilimini ortaya koyar.

Modern insan giderek unutmaya yönelmiş ve bu yönelim, yabancılaşmayı derinleştirmiştir.


2. Nisyan: Unutmanın Yapısallaşması

Unutmak yalnızca zihinsel bir süreç değildir; aynı zamanda varoluşsal bir kopuştur.

Heidegger, bu durumu “Varlığın unutuluşu” olarak tanımlar. Nietzsche ise unutmayı hem bir güç hem de bir risk alanı olarak ele alır.

Günümüzde unutma, bireysel olmaktan çıkmış; medya, hız ve dijitalleşme ile sistematik bir yapıya dönüşmüştür.


3. Ünsiyet: Bağ Kurma Yetisi

İnsan aynı zamanda bağ kuran bir varlıktır. Aristoteles insanı “toplumsal varlık” olarak tanımlar.

Ancak modern dünyada bağlar dönüşmüştür. Fiziksel yakınlık yerini dijitale bırakmış, derinlik yerini yüzeyselliğe bırakmıştır.

Bu durum ünsiyetin biçimsel olarak devam ettiğini, fakat içerik olarak zayıfladığını gösterir.


4. Modern Araf ve Yabancılaşma

İnsan, nisyan ve ünsiyet arasındaki dengeyi kaybettiğinde “Araf” durumuna girer.

Karl Marx yabancılaşmayı insanın kendine ve emeğine uzaklaşması olarak tanımlar. Erich Fromm ise modern insanın görünürde özgür, gerçekte ise yalnız olduğunu vurgular.

Bu durumda insan:

  • Bilir ama anlamaz
  • Konuşur ama bağ kuramaz
  • Görür ama hissedemez

5. Hatırlama: Direniş Biçimi

Hatırlamak, yalnızca geçmişi geri çağırmak değil; kimliği yeniden inşa etmektir.

Paul Ricoeur’e göre hafıza, kimliğin temelidir. Bu nedenle hatırlamak, varoluşu yeniden sahiplenmektir.


6. Sonuç

İnsan, nisyan ve ünsiyet arasında salınan bir varlıktır. Modern çağ bu dengeyi bozmuş, unutmayı baskın hale getirmiştir.

Ancak hatırlama, insanın kendine dönüş yoludur. Gelecek, insanın neyi hatırladığıyla şekillenecektir.


ENGLISH VERSION

Title

Nisyan and Unsiyyah: Why Do Humans Forget? Modern Alienation and Liminality


Meta Description

Humans exist between nisyan and unsiyyah (forgetfulness and intimacy). This study explores modern forgetfulness, alienation, and remembering as an existential form of resistance.


Introduction

Human beings exist between nisyan and unsiyyah. This duality provides a key framework for understanding the modern condition as a liminal state.

Nisyan (forgetfulness) and unsiyyah (intimacy) represent two fundamental dimensions of human existence. In modernity, this balance has been disrupted, and forgetfulness has become dominant.


Core Argument

Forgetfulness has shifted from a cognitive limitation into a systemic condition shaped by media, speed, and digital life.

At the same time, intimacy persists but is increasingly superficial, weakening its existential depth.


Liminal Condition

When this balance collapses, human beings enter a liminal state.

Marx defines alienation as estrangement from self and labor, while Fromm highlights modern isolation despite technological connectivity.

In this condition, humans:

  • Know but do not understand
  • Communicate but do not connect
  • See but do not feel

Remembering as Resistance

According to Paul Ricoeur, memory is the foundation of identity. Therefore, remembering is not passive recall but an act of reconstruction and resistance.


Conclusion

Human beings exist between nisyan and unsiyyah. Modernity has disrupted this equilibrium, privileging forgetfulness.

Yet remembering remains the path back to selfhood and meaning.


"Haberi Paylaş"

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top