Yayın Tarihi: 14/06/2026
Haziran 2026’ya girerken Türkiye ekonomisi karmaşık bir tabloyla karşı karşıya. Enflasyon oranı %28,4’e gerileyerek son aylarda olumlu bir sinyal verdi. Ancak bu düşüş, döviz kurlarındaki sert yükseliş ve cari açığın büyümesiyle gölgeleniyor.
Enflasyondaki gerileme, iç talepteki daralma ve sıkı para politikasıyla sağlanırken; döviz kurlarındaki oynaklık, ithalat maliyetlerini artırarak cari açığı büyütüyor. Özellikle enerji ve gıda ithalatındaki artış, dış ticaret dengesini olumsuz etkiliyor.
Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimler, önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artırabilecek riskler olarak öne çıkıyor. Yatırımcı güveni, hem iç politikadaki istikrar hem de dış ilişkilerdeki gelişmelere bağlı olarak şekilleniyor.
Bugün için tablo şu:
- Enflasyon düşüyor, ancak halkın alım gücü hâlâ zayıf.
- Döviz kurları yükseliyor, ithalat maliyetleri artıyor.
- Cari açık büyüyor, dış finansman ihtiyacı derinleşiyor.
Sonuç olarak, Türkiye ekonomisi yaz aylarına girerken bir yandan enflasyonun düşüşünü umutla karşılıyor, diğer yandan cari açık ve döviz baskısı nedeniyle kırılganlığını koruyor.

