Yayın Tarihi: 05/07/2026
Hakikatin Fiyatı
Zümrüdü Anka
Bazı insanlar gerçeği öğrenmek ister.
Bazıları ise yalnızca kendi doğrularının onaylanmasını…
İşte çağımızın en büyük trajedisi tam da burada başlıyor.
Hakikatin değeri düştü; kanaatin fiyatı yükseldi.
Eskiden insanlar delil arardı.
Bugün alkış arıyor.
Eskiden soru soranlar çoğalırdı.
Şimdi slogan atanlar…
Bilginin yerini gürültü, düşüncenin yerini taraftarlık, vicdanın yerini çıkar hesapları aldı.
Oysa hakikat hiçbir grubun malı değildir.
Ne bir ideolojinin…
Ne bir mezhebin…
Ne bir partinin…
Ne de bir liderin…
Hakikat, kendisini arayana görünür.
Çünkü hakikat; alkış isteyenlerin değil, bedel ödemeyi göze alanların yol arkadaşıdır.
Bugün insanlar doğruyu söylemekten değil…
Doğruyu söyledikten sonra yalnız kalmaktan korkuyor.
İşte bu yüzden yalanlar kalabalık, doğrular ise çoğu zaman sessizdir.
Fakat tarih bize başka bir şey öğretir.
Kalabalıklar imparatorluk kurabilir.
Ama vicdan, medeniyet kurar.
Gürültü seçim kazandırabilir.
Fakat hakikat, insan kazandırır.
Bir toplumun çöküşü ekonomik krizle başlamaz.
Vicdan krizinin ardından gelir.
Çünkü adalet ölünce hukuk ayakta duramaz.
Merhamet kaybolunca medeniyet yaşayamaz.
Düşünce susturulunca bilim üretemez.
Ve hakikat değersizleşince insan, kendisini kaybeder.
Bugün en büyük ihtiyaç yeni teknolojiler değildir.
Yeni silahlar da değildir.
En büyük ihtiyaç…
Yeniden utanabilen insanlar yetiştirebilmektir.
Çünkü utanma duygusunu kaybeden insan, her kötülüğü normalleştirir.
Vicdanını kaybeden toplum ise en sonunda geleceğini kaybeder.
Belki de Zümrüdü Anka’nın küllerinden yeniden doğması, gökyüzünde değil…
İnsanın kendi yüreğinde başlayacaktır.
Çünkü her karanlığın içinde saklanan küçücük bir ışık vardır.
Ve o ışık…
Hakikati aramaktan vazgeçmeyen insanların gözlerinde yaşamaya devam eder.
Bugün size soruyorum…
Hakikatin yanında mısınız?
Yoksa yalnızca size benzeyen doğruların mı?
Çünkü insanın gerçek aynası…
Söyledikleri değil…
Hakikat karşısındaki duruşudur.

