Yayın Tarihi: 26/04/2026
Saliha Gök yazdı
Türkiye ekonomisi 2026 yılı itibarıyla hem umut veren hem de dikkatle izlenmesi gereken bir sürecin içinden geçiyor. Piyasalarda yaşanan hareketlilik, ekonominin yönü konusunda önemli sinyaller veriyor.
Son verilere göre Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi güçlü bir yükselişle 14 bin puanın üzerine çıkarak yatırımcıya moral verdi. Endeksin bir günde yaklaşık %2,6 değer kazanması, piyasalarda risk iştahının arttığını gösteriyor.
Ancak aynı tabloyu döviz ve altın tarafında görmek mümkün değil. Dolar kurunun 44 TL seviyelerini test etmesi ve altının yükseliş eğilimini sürdürmesi, ekonomideki kırılganlığın hâlâ devam ettiğini ortaya koyuyor.
Enflasyon ve Faiz Dengesi Belirleyici Olacak
Uluslararası kurumların tahminleri de Türkiye ekonomisinde temkinli bir iyimserliğe işaret ediyor. Küresel finans kuruluşları 2026 yılı için enflasyonun %28-29 bandında gerçekleşmesini bekliyor.
Merkez Bankası’nın faiz politikası ise piyasanın en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Politika faizinin son dönemde %37 seviyesinde sabit tutulması, önümüzdeki süreçte alınacak kararların önemini artırmış durumda.
Küresel Riskler Ekonomiyi Etkiliyor
Türkiye ekonomisi sadece iç dinamiklerle değil, küresel gelişmelerle de şekilleniyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki belirsizlikler, üretim maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Buna ek olarak bölgesel krizlerin ihracat üzerinde olumsuz etkileri de görülmeye başladı. Son verilere göre ihracatta %3’ün üzerinde bir gerileme dikkat çekiyor.
Büyüme Devam Ediyor Ama Yavaşlıyor
Öte yandan Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürmeye devam ediyor. IMF verilerine göre Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünün 2026 yılında yaklaşık 1,6 trilyon dolar seviyesinde olması bekleniyor.
Bu durum, ekonominin tamamen durmadığını; ancak daha dengeli ve kontrollü bir sürece girdiğini gösteriyor.
Sonuç: Umut Var Ama Dikkat Şart
Türkiye ekonomisi şu anda iki farklı dinamiğin ortasında:
- Bir yanda büyüme ve piyasa hareketliliği
- Diğer yanda enflasyon ve küresel riskler
Bu nedenle önümüzdeki süreçte ekonomi yönetiminin atacağı adımlar, yalnızca piyasaları değil, doğrudan vatandaşın hayatını da belirleyecek.
Ekonomide yeni dönem, dengeyi kurabilenlerin kazanacağı bir süreç olacak.

