Enflasyonun gerilemesine rağmen enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve artan dış ticaret açığı,

Şubat Ayı Piyasa Dengeleri ve Enflasyon Kıskacında Portföy Yönetimi

"Haberi Paylaş"

Yayın Tarihi: 14/02/2026

Şubat ayının o meşhur “tüketim çılgınlığı” geride kalırken, piyasalar şimdi pembe tablolardan gri gerçeklere dönüyor. 14 Şubat’ın perakende ticaretine can suyu olduğu bir gerçek, ancak bu geçici bahar havası, makroekonomik verilerin sert rüzgarını dindirmeye yetmiyor.

Merkez Bankası’nın “Bekle-Gör” Stratejisi

Piyasaların gözü kulağı önümüzdeki hafta açıklanacak olan faiz kararında. Enflasyondaki katılık devam ederken, Merkez Bankası’nın sıkı duruşunu koruyup korumayacağı; yatırımcının risk iştahını belirleyen ana faktör olacak. Şu anki tabloda “şahin” tonlu açıklamaların devam etmesi, mevduat faizlerindeki cazibeyi koruyacaktır. Ancak büyüme rakamlarındaki yavaşlama sinyalleri, ekonomi yönetimini zorlu bir denge oyununa zorluyor.

Döviz ve Altın: Güvenli Liman mı, Dar Boğaz mı?

Küresel piyasalarda dolar endeksinin (DXY) dirençli yapısı, gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskıyı artırıyor. Altın yatırımcısı ise ons bazındaki dalgalanmaları yakından izlerken, iç piyasadaki gram fiyatları jeopolitik risklerle beslenmeye devam ediyor. Yatırımcı için soru net: “Gül mü almalı, altın mı?” Cevap ise daha net: Likiditeyi koruyan kazanır.

Sonuç: Tüketim Değil, Tasarruf Dönemi

Haftalık bazda baktığımızda, tüketici güven endeksindeki ufak kıpırdanmaların kalıcı olup olmayacağını önümüzdeki veri seti gösterecek. Ancak gerçek şu ki; aşkın maliyeti yüksek olsa da, enflasyonun maliyeti çok daha ağır. Bu hafta portföylerde savunma stratejisi ön planda olmalı.


"Haberi Paylaş"

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top