Yayın Tarihi: 30/08/2026
Ağustos ayının bu gurur dolu son pazar gününde, Anadolu’nun kilit taşı olan Dumlupınar’da yazılan o büyük destanın, 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın 104. yıl dönümünü idrak ediyoruz. 26 Ağustos sabahı Kocatepe’den gürleyen topların sesi, sadece düşman hatlarını yarmakla kalmamış; esaret zincirlerini kırmak üzere and içmiş bir milletin kıyamını tüm dünyaya haykırmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan bu zafer, Türk milletinin “Mesele vatansa gerisi teferruattır” iradesinin tarihe kazınmış en parlak mühürlerindendir.
Ancak köşe yazarı sorumluluğuyla sormamız gerekir dostlar: 30 Ağustos bizim için sadece yılda bir kez göndere bayrak çekip, çelenk koyduğumuz protokol bir tarih midir? Yoksa bugün yaşadığımız zorluklara, ekonomik türbülanslara ve küresel kuşatmalara karşı sığınacağımız en güvenli liman mıdır? Hiç kuşkusuz cevap ikincisidir. Bugün sokakta, pazarda, fabrikada veya direkte dalgalanan bayrağın altında nefes alan her bir vatandaşımızın ihtiyacı olan yegane güç, ecdadımızdan devraldığımız o sarsılmaz milli şuur ve bağımsızlık aşkıdır.
Gerçek bir milli şuur; ülkesinin üretim çarklarını döndürmek, helalinden kazanıp vatanına katma değer sunmak, komşusunun derdiyle dertlenip birlik ve beraberliği korumaktır. Dün Afyon ovalarında çarıkla, kırık tüfekle, aç karnına ama sarsılmaz bir imanla vatanı müdafaa eden o aziz ruh; bugün de işinde ahlaklı olan esnafta, gecesini gündüzüne katan mühendiste, tarlasında alın teri döken çiftçide ve memleket sevdasıyla kalem oynatan gazeticide yaşamaktadır.
Yüce Allah, kainatta adaleti ve kendi vatanını koruma iradesini aziz kılmıştır. Bu topraklar bize masa başında bir ikram olarak değil, her karışı kanla ve duayla sulanarak emanet edilmiştir. Dolayısıyla siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, fikri farklılıklarımızı bir kenara bırakarak bu cennet vatana sahip çıkmak her birimizin asli vazifesidir. Dışarıdan veya içeriden tırmandırılmak istenen kutuplaşmalara karşı en büyük kalkanımız; Alparslan’dan Malazgirt’te, Fatih’ten İstanbul’da ve Atatürk’ten Dumlupınar’da tevarüs ettiğimiz o birleştirici ruhtur.
Sözün özü; Dumlupınar’da yakılan o bağımsızlık meşalesi, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Bizler Vatandaş Ömer olarak, bu kadim topraklara olan sevgimizi, milletimizin gür sesini ve özümüzdeki o asil ruhu her daim haykırmaya devam edeceğiz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu, milli şuurumuz ve kardeşliğimiz daim olsun. Gelecek pazar yine sokağın vicdanında buluşmak ümidiyle… Sağlıcakla kalın.
Qualit Mühendislik
Çevre, İş Sağlığı ve Danışmanlık Hizmetleri
Siteyi Ziyaret Et →
