Yayın Tarihi: 19/04/2026
Unutmak, bazen bir sığınak; bazen de bir ihanet.
Bu bölümde toplumsal hafızanın çatlakları ve vicdanın yükü sorgulanıyor.
Hafıza, toplumların en büyük hazinesi. Ama aynı zamanda en kırılgan alanı. Unutulan her olay, görmezden gelinen her tanıklık, bir gün vicdanın kapısını çalar.
Bugün, Lambadaki Cin’in kalemi, hafızanın çatlaklarını işaret ediyor:
- Unutmak, birey için bir rahatlama olabilir.
- Ama toplum için unutmak, adaletin gecikmesi demektir.
- Hafızanın çatlakları, geleceğin karanlıklarını büyütür.
Sonuç: Unutmak bir sığınak değil, bir yük. Hafızanın çatlaklarını onarmak, vicdanın en büyük görevidir.

