Yayın Tarihi: 12/07/2026
Zakir KAYA
Araştırmacı Gazeteci, Yazar
İnsan ilişkilerinde iyi niyet, sınırları korunduğu sürece erdemdir. Sınırlarını kaybettiğinde ise istismar edilir. Nezaketi zayıflık, sabrı mecburiyet sananlar; kendilerine gösterilen değeri hak edilmiş bir ayrıcalık gibi görmeye başlar. İşte şımarıklık tam da burada doğar.
Her insanın bir tahammülü, her ilişkinin görünmeyen bir sınırı vardır. O sınır aşıldığında verilen emek sıradanlaşır, fedakârlık görev sayılır, teşekkür ise gereksiz görülür. Tatminsizlik artık karaktere dönüşmüştür; ne verirseniz verin eksik kalacaktır.
Şımarıklık zamanında durdurulmazsa küstahlığa dönüşür. Küstahlık, yalnızca kaba davranış değildir; emeğe, zamana ve insana duyulan saygının yitirilmesidir. Kendi eksikliğini kibirle örtmeye çalışanlar, en çok aynaya bakmaktan kaçınırlar.
Kimse, bir başkasının keyfine göre yaşayan bir lamba cini değildir. Saygı bekleyen önce saygı göstermeyi, değer görmek isteyen önce değer vermeyi bilmelidir. Sınır koymak kabalık değil, kişiliği korumanın en doğal hakkıdır.
Çünkü bazı insanlar, nezaketinizi karakteriniz sanır; sessizliğinizi güçsüzlük, sabrınızı teslimiyet zanneder. Oysa çizilen bir sınır, bazen söylenmiş en güçlü cümledir.
İyi niyet sınırsız değildir. Sınır çizmediğiniz her yerde, birileri sizi kullanmayı hak zanneder. İnsan ya sınırlarını korur ya da başkalarının egosu altında ezilir.


