Gülistan Doku Son Dakika: Zeinal Abakarov Tutuklandı!

Suriye Denklemi’nde Yeni Milat: Şam Yönetimi ve Kürt Gruplar Arasında Stratejik Mutabakat

"Haberi Paylaş"

Yayın Tarihi: 31/01/2026

ANALİZ | KAYA HABER TV (KHA) HABER MERKEZİ

Suriye iç savaşının 15. yılına yaklaşırken, Orta Doğu jeopolitiğinde “imkansız” görülen bir kırılma noktasına girilmiştir. Uzun süredir Rusya ve İran’ın ara buluculuğunda yürütülen kapalı kapılar ardındaki görüşmeler, Şam yönetimi ile bölgedeki Kürt siyasi ve askeri kanadı arasında kapsamlı bir “Anlaşma Protokolü” ile sonuçlanmıştır. Bu mutabakat, sadece Suriye’nin toprak bütünlüğünü değil, bölgedeki tüm sınır hatlarını ve enerji koridorlarını doğrudan etkileyecek parametrelere sahiptir.

1. Anlaşmanın Temel Maddeleri ve Konu Başlıkları

Mutabakatın merkezinde, Suriye’nin kuzey ve doğu bölgelerinin merkezi idari yapıya entegrasyonu yer almaktadır. Üzerinde uzlaşılan kritik başlıklar şunlardır:

  • Sınır Güvenliği ve Askeri Entegrasyon: Yerel askeri unsurların, Suriye Arap Ordusu (SAA) bünyesinde özel bir statüyle “5. Kolordu” modeline benzer şekilde yapılandırılması ve Türkiye sınır hattının tamamen merkezi ordu tarafından kontrol edilmesi.
  • İdari Özerklik ve Yerel Yönetimler: Şam’ın “107 Sayılı Kanun” çerçevesinde genişletilmiş yerel yönetim haklarını tanıması; buna karşılık “özerk yönetim” iddiasının yerini “merkezi yapıya bağlı idari genişleme”nin alması.
  • Enerji ve Doğal Kaynaklar: Haseke ve Deyrizor bölgelerindeki petrol ve doğalgaz yataklarının yönetiminin merkezi hükümete devredilmesi, elde edilen gelirin bölge kalkınması için paylaşımı.

2. Kim, Ne Kazandı?

  • Şam Yönetimi: Ülkenin enerji kaynakları üzerindeki kontrolünü geri kazandı ve toprak bütünlüğü yolunda en büyük engeli (de-facto bölünmeyi) diplomatik olarak aştı.
  • Kürt Gruplar: ABD’nin bölgeden çekilme sinyalleri sonrası maruz kaldıkları güvenlik riskine karşı “devlet güvencesi” ve anayasal statü elde etme yolunda zemin kazandılar.
  • Rusya ve İran: ABD’nin bölgedeki nüfuz alanını daraltarak, Suriye üzerindeki hegemonyalarını konsolide ettiler.

3. Süreci Zorlayan Aktörler ve Diplomatik Baskılar

Bu anlaşma bir gecede gerçekleşmedi. Özellikle Rusya, Ukrayna savaşı sonrası Suriye’deki yükünü hafifletmek adına tarafları “Hmeymim Üssü”nde defalarca bir araya getirdi. İran, bölgesel bir kara koridoru güvenliği için Şam’ın elini güçlendirdi. Öte yandan, Türkiye’nin sınır ötesi operasyon sinyalleri ve bölgedeki askeri baskısı, Kürt grupları Şam ile masaya oturmaya iten en büyük “katalizör” güç oldu.

4. Sonuç ve Öngörü

Bu protokol, Suriye’de silahların susması için bir umut olsa da, Cenevre ve Astana süreçlerinin bu yeni duruma nasıl eklemleneceği belirsizliğini korumaktadır. Batılı güçlerin, özellikle ABD’nin bu anlaşmaya vereceği reaksiyon, sahadaki dengeleri yeniden belirleyecektir. Ancak net olan şudur: Suriye artık 2011’in Suriye’si değildir ve yeni anayasa süreci bu mutabakatın gölgesinde şekillenecektir.


"Haberi Paylaş"

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top