Yayın Tarihi: 14/02/2026
Dün sokaklar kırmızıya boyanmıştı, malum… Köşe başındaki çingenenin elinde bir gül olmuş 200 lira. Alan razı, satan razı da; benim aklım o eski delikanlı sözünde takılı kaldı: “Biz de bilirdik sevgiliye gül almasını, lakin açtık; yedik gül parasını...”
Şimdi bakıyorum da, o 200 liralık güller bugün solmaya başladı bile. Peki ya o parayla alınan iki ekmeğin, bir tas çorbanın sıcaklığı? Sosyal medyanın parıltılı ekranlarında “sevgi” diye paylaşılan o pahalı çiçekler mi daha gerçek, yoksa sevdiği aç kalmasın diye kendi boğazından kesen o eski toprağın fedakarlığı mı?
Dünya değişti dostlar. Artık sevgi; kalpte taşınan bir yük değil, kredi kartıyla ödenen bir taksit haline gelmiş. Bir gülü 200 liraya satanı değil, o gülü alabilmek için ruhunu satanları konuşmak lazım. Biz Vatandaş Ömer olarak, o çiçek parasını bölüşüp yiyenlerin, o samimi yoksulluğun içindeki zengin yüreklerin yanındayız.
Çünkü biliyoruz ki; midesi aç olanın ekmeğe, ruhu aç olanın ise gösterişe ihtiyacı vardır.
Gülünüz solsa da, insanlığınız solmasın…

