Yayın Tarihi: 05/09/2026
Sonbaharın ilk günlerini yaşadığımız bu Eylül pazarında, memleketin hangi şehrine giderseniz gidin, çarşıda pazarda aynı telaiı ve aynı kaygılı yüzleri görürsünüz. Ziller çalmak üzere, milyonlarca evladımız sırasına kavuşacak. Ancak okul kapılarının açılması, ne yazık ki anne babalar için sadece bir sevinç değil; önü arkası kesilmeyen bir harcama kalemi, cüzdanları zorlayan ağır bir Eylül yükü anlamına geliyor.
Kırtasiye raflarının önünde liste elinde hesap yapan bir babanın durgunluğu, forma fiyatını sorup duraksayan bir ananın mahcubiyeti sokağın gizlenemez gerçeğidir. Çantadan deftere, ayakkabıdan servis ücretine kadar katlanan masraflar karşısında aile bütçeleri ciddi bir imtihandan geçmektedir. Mesele sadece bir alım gücü meselesi de değildir; asıl mesele, bu memleketin evlatları arasında eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin ne kadar korunabildiğidir.
Devletimizin ücretsiz ders kitabı temini gibi adımları son derece kıymetli olmakla birlikte; yardımcı kaynaklar, beslenme çantası maliyetleri ve kırtasiye enflasyonu dar ve orta gelirli ailelerin belini bükmektedir. Bir ülkenin teminatı, o ülkenin çocuklarına sunduğu eğitim imkanlarının niteliğiyle ölçülür. İmkânı olanın en iyi eğitim araçlarına kolayca ulaştığı, dar gelirli vatandaşın ise çocuğunun en temel ders aracını alırken kara kara düşündüğü bir denklemde eğitimde fırsat eşitliği zedelenir. Hiçbir evladımızın sınıfına boynu bükük girmemesi, hiçbir anne babanın çocuğuna “yok” demek zorunda kalmaması her birimizin ortak sorumluluğudur.
Yüce Allah’ın ilk emri olan “Oku!” nidası, ilme ve eğitime verilen değerin en büyük nişanesidir. İlmin önündeki maddi engelleri kaldırmak; sadece devletin değil, yerel yönetimlerin, iş insanlarının ve imkanı olan hayırseverlerin de boynunun borcudur. Okul sezonlarında denetimlerin artırılması, fahiş fiyat artışlarına karşı tedbir alınması ve ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik kırtasiye desteklerinin doğrudan ulaştırılması şarttır.
Sözün özü; okul çantasına konulan her bir defter, geleceğimize dikilen bir fidandır. Evlatlarımızın zihnini açacak, onları geleceğe hazırlayacak bu süreci veliler için bir çileye dönüştürmemek esastır. Vatandaş Ömer olarak, sokağın hakiki derdi olan bu geçim ve eğitim mücadelesini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz.
Tüm öğrencilerimize başarılı bir eğitim yılı, evlat okutan tüm anne babalara ise kolaylıklar ve bereketli kazançlar diliyorum. Gelecek pazar yine vicdanın sesinde buluşmak ümidiyle… Sağlıcakla kalın.

