Yayın Tarihi: 10/05/2026
Vatandaş Ömer
Kaya Haber Ajansı’nın (KHA) aziz okurları, selamünayleyküm…
Yine bir pazar sabahı, yine bir gönül muhasebesindeyiz. Geçen haftalarda vicdanı, vefayı ve haddimizi konuşmuştuk. Bugün ise o güzel hasletlerin hepsini kurutan, insanın içini içten içe kemiren bir kurttan, “Haset”ten bahsedelim istedim.
Çevrenize bir bakın; ne kadar çok “başarıyı alkışlayamayan” insan birikmiş. Birisi bir adım öne çıksa, birisi bir hayır işi yapsa veya bir başarı elde etse; tebrik etmek yerine “acaba arkasında ne var?” diye kulp takmaya çalışan bir güruh türedi. Başkasının ışığı sönsün ki kendi sönük hayatları parlasın sanıyorlar. Oysa bilmezler ki; başkasının mumunu üfleyerek söndüren, kendi karanlığını asla aydınlatamaz.
Vatandaş Ömer olarak diyorum ki; haset, insanın kendine verebileceği en büyük cezadır. Başkasının rızkına, unvanına, başarısına göz diken; kendi elindeki nimetin tadını alamaz. Bizim geleneğimizde “Gıpta etmek” vardı; yani güzel bir şeyi görüp “Maşallah, ne güzel yapmış, Yüce Allah daha iyisini bize de nasip etsin” demek vardı. Şimdi ise gıptanın yerini, o sinsi ve yıkıcı haset aldı.
Sivil toplumda, meslek hayatında veya mahallede… Nerede bir hizipleşme, nerede bir ayak kaydırma operasyonu görüyorsanız, bilin ki orada haset ateşinin dumanı tütüyordur. İnsanlar artık daha iyisini yapmak için değil, başkasını aşağı çekmek için enerji harcıyor. Oysa hayat bir yarış pisti değil, bir tekamül yolculuğudur. Herkesin rızkı ayrı, nasibi ayrı, imtihanı ayrıdır.
Yüce Allah bizlere paylaşmayı ve birbirimizin hayrını istemeyi emretti. Bizler ise başkasının eksiğinden beslenen, başkasının hatasıyla sevinen bir hale geldik. Unutmayın; kalp neyle doluysa, dile o vurur. Dili zehirli olanın kalbi de hasetle kararmıştır.
Bu pazar, başkalarının ne yaptığıyla değil, kendi kalbimizde ne biriktirdiğimizle meşgul olalım. Birinin başarısına yürekten bir “Maşallah” diyebiliyor muyuz? Birinin mutluluğuyla gerçekten seviniyor muyuz? Eğer bunu yapabiliyorsak, asıl zenginlik odur.
Haftaya daha huzurlu, hasetten arınmış bir sabahta buluşmak duasıyla… Selametle kalın, samimiyetle kalın.

