Yayın Tarihi: 25/07/2026
Saliha Gök / Ekonomi Kulisi
Temmuz ayını geride bırakmaya hazırlandığımız bu günlerde, küresel ekonomideki faiz patikaları ve yerel piyasalardaki dezenflasyon süreci, sanayiciden esnafa kadar tüm reel sektör aktörlerinin yakın takibindedir. Enflasyonla mücadelede kararlılıkla sürdürülen sıkı para politikası adımları, fiyat istikrarını sağlama yolunda elzem bir zemin oluştururken; bu sürecin reel sektör üzerindeki finansman maliyetleri ve üretim çarkları üzerindeki etkileri son derece dikkatli yönetilmelidir.
Bugün sanayi tesislerinde, ihracatçı birliklerinde ve KOBİ’lerin strateji toplantılarında en çok vurgulanan, sürdürülebilir büyümenin temeli sayılan kavram ekonomik öngörülebilirlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerçek ve kalıcı bir ekonomik öngörülebilirlik; sermaye sahiplerinin önünü görebildiği, uzun vadeli yatırım kararlarını tereddütsüz alabildiği ve finansal kaynakların spekülatif alanlar yerine doğrudan katma değerli üretime aktarıldığı şeffaf bir iklimin adıdır. Sıkılaşma adımları kararlılıkla uygulanırken, üretimi, istihdamı ve ihracatı destekleyecek seçici kredi mekanizmalarının devreye girmesi, piyasaya nefes aldıracaktır.
Piyasanın röntgenini çektiğimizde görüyoruz ki, fiyatlama davranışlarındaki katılıkların kırılması ve enflasyonist beklentilerin gerilemesi zaman almaktadır. Bu noktada kitle iletişim araçlarında ya da dijital mecralarda oluşturulan bilgi kirliliği, piyasa aktörlerinin geleceğe dair algısını bozabilmektedir. Yüce Allah’ın evrene koyduğu o eşsiz denge ve ölçü gibi, iktisat ilminin de şaşmaz kuralları vardır. Sadece tüketime ve kısa vadeli borçlanmaya dayalı yaklaşımlar bu dengeyi zorlarken; tasarrufu, nitelikli üretimi ve rasyonel planlamayı merkeze alan adımlar iktisadi yapıyı her zaman sağlamlaştırır.
Sözün özü; Türkiye ekonomisinin orta ve uzun vadeli hedeflerine ulaşması, makroekonomik dengelerde sağlanan kararlılığın reel sektörle güçlü bir eşgüdüm içerisinde yürütülmesine bağlıdır. Güven ortamının pekişmesi ve mali disiplinden taviz verilmemesi, bizi küresel dalgalanmalara karşı çok daha dirençli kılacaktır. Biz bu kürsüde, Saliha Gök olarak ekonominin rasyonel gerçeklerini yalın bir dille aktarmaya ve piyasaların objektif sesi olmaya devam edeceğiz.
Önümüzdeki hafta piyasalardaki yeni gelişmeleri, makro verileri ve reel sektörün nabzını analiz etmek üzere yeniden buluşmak ümidiyle… Aklınızın ve öngörünüzün berrak, kazancınızın bereketli olduğu bir hafta dilerim.

