Ekonomik Öngörülebilirlik Neden Hayati? - Saliha Gök

Saliha Gök / Ekonomi Kulisi

"Haberi Paylaş"

Yayın Tarihi: 12/07/2026

PİYASALARDA LİKİDİTE YÖNETİMİ VE GÜVEN ENDEKSİ: EKONOMİK İSTİKRAR YOLUNDA YAPISAL TERCİHLER

Temmuz ayının ortalarına doğru ilerlerken, hem küresel piyasalarda hem de yerel makro dengelerde likidite akışının kontrolü ve beklenti yönetimi, ekonomi yönetimlerinin en hassas terazisi haline gelmiştir. Gelişmiş ülkelerdeki enflasyonist katılık ve merkez bankalarının faiz patikasındaki ihtiyatlı duruşu, gelişmekte olan piyasaları doğrudan bir denge arayışına zorlamaktadır. İşte bu dinamik küresel konjonktürde Türkiye ekonomisinin önündeki en hayati ödev; piyasadaki geçici rahatlamaların ötesine geçerek, yerli üreticiye ve yabancı yatırımcıya uzun vadeli bir perspektif sunabilmektir.

Bugün finans koridorlarında, sanayi odalarında ve iş dünyasının strateji masalarında en çok yankılanan, atılacak her rasyonel adımın merkezine konulması gereken temel kavram ekonomik istikrar olarak karşımıza çıkmaktadır. İstikrar; sadece döviz kurlarının anlık seyrinden ya da kağıt üzerindeki verilerden ibaret değildir. Gerçek ve kalıcı bir ekonomik istikrar, piyasadaki likidite fazlasının rasyonel araçlarla sterilize edilebildiği, finansal kaynakların spekülatif alanlar yerine doğrudan üretime yönlendirildiği ve ekonomik aktörlerin geleceğe dair güven endeksinin yükseldiği güvenli bir iklimin adıdır. Sıkı para politikası kararlılıkla uygulanırken, maliye politikasının da bu disipline tam uyum sağlaması, atılan adımların rasyonel tabanını tahkim edecektir.

Piyasanın röntgenini çektiğimizde net bir şekilde görüyoruz ki, kitle iletişim araçları ve sosyal ağlar üzerinden yayılan dezenformasyon dalgaları, ekonomik beklentileri ve fiyatlama davranışlarını suni bir şekilde bozabilmektedir. Rasyonel verilerden kopuk anlık panik veya aşırı iyimserlik dalgaları, piyasanın adalet terazisini sarsmaktadır. Bu noktada epistemolojik bir ciddiyetle hareket edilmeli, günübirlik popülist söylemler yerine, liyakat esaslı ve katma değerli sanayiyi önceleyen rasyonel kalkınma modellerinden taviz verilmemelidir. Yüce Allah’ın kainata koyduğu o muazzam nizam ve ölçü gibi, iktisadi hayatın da şaşmaz bir dengesi vardır. Borçlanmaya ve sadece tüketime dayalı her model bu nizamı zedelerken; alın terini, üretimi ve sürdürülebilir ihracatı merkeze alan adımlar teraziyi her zaman dengede tutacaktır.

Sözün özü; küresel finans mimarisi yeni bir testten geçerken, bizim yapısal reformları erteleyecek tek bir saniyemiz bile yoktur. Sokağın cüzdanındaki satın alma gücünü korumak, sanayicinin önünü açmak ve makro dengeleri kalıcı kılmak ancak aklın, bilimin ve rasyonel ekonomi politikalarının ışığında mümkündür. Biz bu kürsüde, Saliha Gök olarak ekonominin çıplak gerçeklerini algı oyunlarından arındırarak yazmaya, doğrunun ve rasyonel aklın sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Önümüzdeki hafta piyasaların yeni likidite hamlelerini, verilerin reel sektöre yansımalarını ve makro göstergeleri analiz etmek üzere yeniden buluşmak ümidiyle… Ekonomik öngörünüzün yüksek, kazancınızın helal ve bereketli olduğu bir hafta dilerim. Sağlıcakla kalın.


"Haberi Paylaş"

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top