Yayın Tarihi: 19/04/2026
Kaya Haber Ajansı’nın (KHA) aziz okurları, selamünayleyküm…
Yine bir pazar sabahı. Etraf gürültüden geçilmiyor. Herkes bir şey anlatıyor, herkes birilerini parlatma, birilerini karalama derdinde. Bakıyorum da, ekranlara sığmayan o büyük laflar sokağa indiğimizde toz olup uçuyor. Vatandaşın derdi başka, kürsülerin dili başka.
Bugün unvanları, protokol koltuklarını, kimin kimi nerede ağırladığını bir kenara bırakalım. Gelin, insanın en çıplak haline, yani vicdanına bakalım.
Sahi, biz ne ara bu kadar “ben” merkezli olduk? Sokakta düşene el uzatmak yerine telefonuna sarılıp görüntü çekmeyi maharet sanıyoruz. Birinin hakkı yenirken “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” deyip kafamızı çeviriyoruz. Sonra da çıkıp ahlaktan, adaletten bahsediyoruz. Sosyal medyanın parıltılı dünyasında hepimiz birer dervişiz ama gerçek hayatta birbirimizin kurdu olmuşuz.
Vatandaş Ömer olarak diyorum ki; vicdan, insanın içindeki en adil, en sert hakimdir. O mahkemede makam sökmez, rüşvet geçmez, torpil işlemez. Eğer akşam yastığa başını koyduğunda içinden bir ses sana “Bugün kimin canını yaktın?” diye sormuyorsa, o pusula bozulmuş demektir.
Sivil toplumda, sokakta, evde… Nerede bir çürüme, nerede bir haksızlık görüyorsanız; bilin ki orada birileri vicdanını bir yerlerde unutmuştur. Bize lazım olan süslü cümleler, parlatılmış reklamlar değil; bize lazım olan birbirimizin gözünün içine bakarken utanmayacağımız o eski samimiyet.
Yüce Allah bizlere şah damarımızdan daha yakınken, biz kime neyi ispat etmeye çalışıyoruz? Bu dünya bir sınav kağıdı, doldurup teslim edeceğiz. O kağıtta ne yazdığın unvanlar kalacak, ne de aldığın alkışlar. Geriye sadece dürüst bir duruş ve sızlamayan bir vicdan kalacak.
Bu pazar, gürültüyü kesin ve içinizin sessizliğini dinleyin. Orada hâlâ bir insan evladı var mı, yok mu; bir bakın.
Haftaya daha dürüst, daha “insan” bir sabahta buluşmak duasıyla… Selametle kalın, vicdanınızla kalın.

