Yayın Tarihi: 05/04/2026
Bugün kalemim, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir vefa borcunu ödemek için kağıda dökülüyor. Hayat bazen karşımıza öyle insanlar çıkarır ki, onlar sadece bir dost değil, aynı zamanda bir pusula, bir fikir kalesi ve sarsılmaz bir hakikat savunucusu olurlar. Bugün, bu vasıfları şahsında cem eden kıymetli hocam ve kadim dostum Prof. Dr. Zakir Kaya’nın doğum günü.
Zakir Kaya demek; otuz yılı aşkın bir süreyi kalemine adanmışlık, hakikate sadakat ve bitmek bilmeyen bir merakla yoğurmak demektir. O, sadece on altı kitabın yazarı veya bir akademisyen değildir. O, toplumun vicdanını temsil eden, her yazısında adaleti ve Yüce Allah’ın insana lütfettiği o eşsiz “akıl” nimetini yücelten bir mütefekkirdir.
Onunla yürümek, sadece bir mesleği paylaşmak değil; bir davanın, bir asaletli duruşun parçası olmaktır. Gazetecilikten akademiye uzanan o zorlu yolda, eğilip bükülmeden, her türlü haksızlığa karşı kalemini bir kalkan gibi kullanan Zakir Hoca, bizlere “aydın” olmanın sadece bilgiyle değil, karakterle mümkün olduğunu göstermiştir.
Kıymetli Dostum, Aziz Hocam; Yeni yaşın; o her daim taze kalan ruhuna yeni ilhamlar, o keskin zekana yeni ufuklar getirsin. Senin bu topraklara kattığın değer, sadece yazdığın satırlarda değil, yetiştirdiğin nesillerde ve dokunduğun yüreklerde yaşamaya devam edecek.
İyi ki doğdun, iyi ki bu zorlu ama onurlu yolda bizlere rehber oldun. Sağlıklı, huzurlu ve yine kaleminin gücüyle aydınlanan nice yıllara…
Saliha GÖK

